the truth is out there!

17 Ocak 2010 Pazar

Karıncalar


Majör'ün kapısı kapanamazdı. Çünkü gözyaşları menteşeyi çürütmüştü.

Kendi el yazımla kitabın ilk sayfasın da yazan dahiyane bi cümle daha... Bazen ben bile gercekten kitap okuduğuma inanacağım nerdeyse....

Minik bulutlar, gökyüzüne minik bulutlar serpişmiş görünümü veriyordu ve bu da birşeydi.

Karıncalardan cok, sıkılgan küçük solucanlar heyecanlandırırdı beni, sonbahardaki bir yağmur sonrası. Sonrası ucsuz bucaksız bir deniz kenarında, kollarından kavradıgım sevgilimle gecirdiğim, sakin bir hayat.

Bir gece herkesten uzakta, astronatlar yağdı gökyüzünden, Uzay da unutulmuş yalnız insanlar, gerçekten yalnızdır dedi yere en son düşen. Gülmek ve şaşırmak arasında kaldığım o garip anın tadını cıkarıyordum denizin ortasında. Aklıma ilk gelen şey onlara sigara uzatmak oldu ve bu bile onları herşeyi unutturabilecek kadar kusursuzdu. Hatta bu bile bir şeydi....
http://www.howmanypeopleareinspacerightnow.com


Boris Vian iyidir. Dalga geçer seninle, ''Günlerin Köpüğü'nü'' hayran oldugun kadının elinde görürsün. ''Kırmızı Ot'' en sevdiğin arkadasının başucu kitabıdır. En yola gelmez arkadaşın bir ara mutlaka ''Mezarlarınıza Tüküreceğim'i'' okumuştur. Kendini en boktan hissettiğin zamanlarında birileri eline ''Ve bütün çirkinler öldürülecek'i'' tutuşturmuştur çoktan. Sevgilinden ayrıldıgın zaman önce ''Kızlar Farkına Varmıyor'u'' okursun, aptalca... Aslında okuman gereken ''Pornografi Üzerine'dir.''
Kendi filmini izlerken, sinema salonunda, kalpsiz kalbine yenilmek te en fazla O'na yakısır zaten.
Keşke 1946 yılına, bir barda elimiz de en ucuz sarap la birlikte girebilseydik.
-Nasıl girersek öyle geçermiş Boris. Hadi sarhoş olalım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder